13 Nisan 2012 Cuma

O eski halimden eser yok şimdi!

Gün geçtikçe büyüdüğümü ve olgunlaştığımı hal hareketlerim doğrultusunda hissediyorum. Sanki şu son bir kaç aydır daha sabırlı, daha sakin, daha huzurlu günler geçiriyorum.
    Bundan yaklaşık bir yıl öncesinde devam eden beni yıldırmış bir üç yıllık ilişkinin tam da son demlerini yaşıyordum. Yorgun, sinirli ve güvensiz bir kadın olarak!
Eski sevgilimle 3 yıllık bir geçmişimiz olmasına ve onu deliler gibi sevmeme rağmen içimde güven adına tek bir zerre taneciği bile bulmak mümkün değildi ne yazık ki..
Onunlayken olgunlaştığımı zannetsem de ne kadar çocukça davranışlarda bulunduğumu bu günlerde daha net görebiliyorum diyebilirim. 
Yanlış anlaşılmasın, güvensizliğimin elbette haklı sebepleri vardı. Aldatılmam gibi.. Ve bu güvensizliğin karşılığını haketmediğim halde bende güvensizlikle almıştım. Ben ne kadar sadakat gösterirsem, O bunu suistimal edip, beni kısıtlamayı giderek arttırmıştı. Sanırım bu ilişkinin temellerinin sağlam olmayışının yanında bu gibi küçük sarsıntılar binanın hasarlanmasına neden olmuştu. Ve malesef sevgi herşeye yetmiyordu..
Sevmek bir çok şeyi değiştiremiyordu..
Bir gün bir karar vermem gerektiğini düşündüm. Ya tüm bunlara sesimi çıkarmayıp mutlu taklidi yapacaktım ya da hayatın henüz başındayken yeniden sevmeyi deneyecektim. Kararı verirken pek zorlanmadım aslında. Zaten uzaktan yürütülen bir ilişkinin bu hale gelişinden fazlaca usandığımdan ani bir şekilde ayrılmak istediğimi söyledim.
O da yanlışların, saçmalıkların ve imkansızların farkındaydı ancak kabullenmek istemiyordu. Belki de ayrılığa henüz hazır değildi. Öyle ya, Onu buna hazırlamak için hiçbir girişimde bulunmamıştım. Bir gün öylece hiç beklemediği bir anda terketmiştim onu.. 

Şimdi.. 
Yeni ve düzenli bir ilişkim var. Yeniden sevmeyi ve sevilebilmeyi başarabildim. Sanırım herkes bu kadar kısa sürede yeniden başlayacak kadar şanslı olamaz. 
Eski ilişkimde yaşamadığım bir çok güzelliği tadıyorum şu ara. Henüz 20 yaşındayım ve daha 16 yaşında aldatılmanın verdiği özgüvensizliği atlattım nihayet. En önemlisi karşımdaki insanla aramdaki saygıyı kaybetmiyorum. Dozunda kıskanılıyorum, kısıtlanmıyorum. Çünkü zaten nerede durmam gerektiğini biliyorum. Ve ben, "ben gibi" yaşıyorum. Başka birinin istediği gibi değil.. 
Şimdi sevgilime güveniyorum. Arkadaşlarıyla bir yere gittiğinde "beni aldatıyor mu? " diye düşünmüyorum. 
Başım sıkıştığında 10 dakika sonra yanımda olacağını biliyorum. 
Şu günlerde daha huzurlu, daha gönlü ferah, daha "bahar havasında" günler geçiriyorum. 
Ve şu son günlerde bana çok iyi göründüğümü söyleyenlere bolca "o eski halimden eser yok şimdi!" diyorum.



9 yorum:

  1. Kıskandım şimdi.. :)
    Bende o "aldatılmanın" korkusunu üzerimden atıp "birisine" karşılıksız güven duymam lazım. Umarım senin kadar şanslı olup o doğru kişiyi bulabilirim. Senin ve "onun" adına çok sevindim, umarım mutluluğunuz daim olur!
    Yazına yorum yazayım da şans bana da bulaşsın.. :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O korkuyu üzerinden atman için sanırım bazı şeyleri yeniden denemen gerekiyor. :) Birde aldatılmış olmanın verdiği duyguyu çevremdeki insanları gözlemleyince daha rahat atlattım. Çünkü inan hali daha beter olanlar var. Aldatılıp alttan alanlar, hiç haberi olmayanlar ya da karşılıklı birbirini aldatanlar vs.. Tüm bunların yanında benim o olaya göz yummayıp dur deyişim daha da yüreklendirdi beni açıkçası.
      Bu arada sana küçük bi öneri şans dediğin durup gelmesini beklediğinde yönünü şaşırıp sana uğrayamayabiliyor bazen. Onu kendi kapına getirecek olan yine sensin. Şansın kapını kırması dileğiyle. Saygılar. :)

      Sil
    2. Çok doğru söylüyorsun, zira etrafımıza bakınca bizim derdimiz ufacık kalıyor. Ancak bizim başımıza geldiği için bu kadar çok acıtıyor. Zira kendi sayfamda da bir ara bahsetmiştim, iş yerindeki arkadaşım iki kız çocuğu varken aldatıldı, bu çok daha kötü bir şey mesela.. :(
      Dediğin gibi, beterin beteri var ve belkide bunu erken yaşadığımız için kendimizi şanslı saymalıyız.
      Not: Kendi yerimde duran kim, kalbime davet etmek için yola çıktım, yalnız da dönmeyi düşünmüyorum :)

      Sil
  2. hayatta en çok neyden korkarsanız başınıza o gelir. korkularınızdan kurtulun mutlaka.
    ilişkin için umarım o şekilde gider diye diliyorum. başka şeyler de düşünüyorum ama kendime saklamayı tercih ediyorum ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunun korkuyla bir alakası olduğunu düşünmüyorum. Aldatılan her insan aldatılmaktan korktuğu için aldatılıyor olabilir mi? Bu sizin beraber olduğunuz kişinin karakteri ile alakalı bir şey. Ve bazen bizim bunları görmemiz geç olabiliyor. Şu an süren ilişkime gelecek olursak hayatta ne olup biteceğini hiç bir zaman bilemeyiz. Elbette önceki yaşadıklarımı tecrübe arz edip ona göre davranışlarda bulunuyorum ama sırf bu yüzden geleceği kendime zehir edemem. Yeniden güvenmeyi öğrendim ve sanırım bazı şeyler gerçekten yolunda gidiyor. :)

      Sil
  3. Seni çok iyi anlıyorum çünkü benzer şeyler yaşamışız.Uzakta yakında hiç farketmiyor,aldatmak isteyen öyle ya da böyle kendini aldatıyor.Ama hiç merak etme sonunda güçlenip toparlanan başta üzülse de aldatn kişi sonradan başını taşlara vuruyor.Bizzat yaşadım,barışmak için uğraşsa da kabul etmedim.Umarım yeni ilişkinde hep huzur ve mutluluk olur.Ama lütfen ipleri salma,çünkü bu yapılabilecek en büyük hata olur.Sevgilerimle.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısın benzer şeyler yaşamışız. Benim terkedip gittiğim adam önceleri beni zerre umursamazken sonradan ne kadar pişman olduğunu, tekrar denemek istediğini anlatıp durdu. Ama ben aynı hataya düşmemekte ısrarcı davrandım ve aylar sonra bile bir kez olsun bu yaptığımdan ötürü pişmanlık hissetmedim. Bazen insanın gözü kara davranması gereken durumlar oluyor ve bu da tam böyle birşey işte. Aldatılmak hayatta asla affedilmemesi gereken bir durum. Çünkü bir kez affettiğinizde sevgilinize bir daha aldatması için izin vermiş gibi birşey oluyorsunuz.
      İyi dileklerin için teşekkür ederim. Sevgilerimle.

      Sil
  4. Adalet yerini her zaman bulur diye düşünüyorum. Senin de mutluluğunun zamanı gelmiş demek ki. Allah daim etsin :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet belkide mutluluğun zamanı gelmişti. :)

      Sil